"jean steffens" için sonuçlar gösteriliyor
39 Sonuçtan 1 - 12 arası gösteriliyor
Yetişkinlere yönelik içerik görünür durumda.
- Çeviren:
- Rasih Nuri İleri
2001
TR
Cenevre'de saatçi ustası olan babasının yanından ayrılan; mesleksiz, işsiz, parasız ve hiçbir toplumsal statü ile bağlantısı olmayan Jean-Jacques Rousseau, yeni bir çağın oluşumunun öncesinde, çağımızın birçok sorununu yaşayacak ve bunları düşünüp değerlendirmeye çalışacak olan yeni bir insan tipinin ilk örneğidir. Onun yalnızlığı, 1756 Lizbon Depremi'nde yayımladığı bildirisiyle olayı hâlâ Tanrısal iradeye bağlayan Papa'nın yalanını da; Papa'nın deklerasyonundaki yalanı vurgulayan ama bun...
- Çeviren:
- Oğuz Adanır
2012
TR
Yüzünü her zaman ustalıkla maskeleyebilmiş Şeytan, modern uygarlıkta yine kendine yakışan kusursuz kıyafeti seçiyor.Şeytan'ın bu sefer bizlere hazırladığı tuzak, çektiğison numara, gerçekle kurduğumuz hayalî ilişkiler ağında aranmalıdır. Sadece bir süreliğine coşkuyla kendimizden geçiyoruz, fakat ardından benliğimizi kötülüğün mutsuzluk sarmalına doladıkça dolayan "gerçekler" ayağına, tepetaklak edilmiş bir dünyayı gözler önüne seriyor. İnsan benliği dünya adlı dev ekrana yan...
- Çeviren:
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Fransa'dan kaçan Kalvinist bir ailenin çocuğu olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) İsviçre'nin Cenevre kentinde doğdu. Çok küçük yaşta ona romanslar okuyan babasına kendisi Plutark'ın Yaşamlar' ını okumaya başladı. 16 yaşından sonra bir süre onu kültür dünyası ile tanıştıran ve onda müzik ilgisini uyandıran Madame Louise de Warens ile birlikte yaşarken yoğun bir kendini eğitme dönemine girdi. Paris'te bir süre için Diderot'nun yakın dostu oldu; Thérèse Lavasseur'den olan çocuklarına baba...
- Çeviren:
- Aysel Bora
2001
TR
36 yaşındaki Guylain Vignolles kâğıt geri dönüşüm fabrikasındaki işinden nefret eden yalnız ve mutsuz bir adamdır. Hayatı, sıkça sohbet ettiği küçük kırmızı balığıyla birlikte yaşadığı ev ve çalıştığı fabrika arasında geçer. Görevi, kitapları paramparça eden korkunç makine Zerstor 500’ü kullanmaktır.Çalıştığı işletmede iki dostu vardır, biri ürkünç makinenin ayaklarını yediği Guiseppe, diğeri ise sadece aleksandrin hece vezniyle kurduğu cümlelerle konuşan bekçi Yvon Grimbert. Kitap...
- Çeviren:
- Oğuz Adanır
2012
TR
Sessiz çoğunluğun ya da kitlelerin düşsel bir gönderen olması, onun var olmadığı anlamına gelmez. Bunun anlamı sessiz çoğunluğun artık temsil edilemeyecek bir durumda bulunmasıdır. Kitleler artık temsil edilememektedirler. Ses vermeyen bu kitleler sondajlar aracılığıyla sık sık yoklanmaktadırlar. Düşünceleri yansıtılmamaktadır. Yalnızca ne düşündükleri konusunda testler yapılmaktadır. Referandum (kitle iletişim araçları da sonsuz bir soru / yanıt referandumudurlar) politik gönderenin yerin...
- Çeviren:
- Eray Canberk
2001
TR
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)Varoluşçuluk'un babası sayılan Jean-Paul Sartre (1905-1980) Aydınlanma Çağından bu yana çağının tanığı ve bilinci (vicdanı) olabilmiş, edebiyata, felsefeye ve politikaya ilişkin görüşleriyle çağını etkilemiş, tartışmalara yol açmış ender bir yazar. Duvar'da yazarın beş öyküsü yer alıyor. Kitaba adını veren Duvar adlı öyküde, Frankocular tarafından ölüme mahkum edilen bir cumhuriyetçinin direncini yitirip bir arkadaşını ele verişi; Oda'da kocas...
- Çeviren:
- Asım Bezirci
2001
TR
Varoluşçuluk nedir?Bugüne değin çeşitli karşılıklar verilmiş bir sorudur bu. Sözgelişi, Weil'e göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounier'ye göre umutsuzluk, Hamelin'e göre bunaltı, Banfi'ye göre kötümserlik, Wahl'e göre başkaldırış, Marcel'e göre özgürlük, Lukacs'a göre idealizm, Benda'ya göre usdışılık, Foulqué'ye göre saçmalık felsefesidir. Bir dönem, slogancı gençliğin peygamberi ve 'varoluşçu papası' sayılan J.-P. Sartre'a göreyse, varoluş, insanda, ama yalnız insanda, özden önce gelir. B...
2001
TR
Yaşadığımız süre boyunca insanlar tarafından eğitiliyoruz ve bizi etkileyen olaylardan edindiğimiz tecrübeyle olgunlaşıyoruz. Bize eğitim veren insanların bizim için çizdiği yol ile yaratılışımıza uygun olan yol zıt yönleri işaret ettiğinde ise ruhsal karşılıklar yaşıyoruz. Yürümemizi istedikleri yolun sonu bize mutluluk getirmeyecek, ancak diğer yolda yürümemiz için de teşvik edilmiyoruz. Bütün hayatımız boyunca böyle çarpıştığımız ve dalgalandığımız için kendi kendimizle uyuşamadan, ne k...
- Çeviren:
- Selahattin Hilav
2001
TR
yüzyılın önde gelen aydınlarından Jean-Paul Sartre, romanları, oyunları ve düşünce yazılarıyla varoluşçuluk düşüncesini olduğu kadar bütün bir yüzyılı da derinden etkilemiştir.Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre'ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938'de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin'in dü...
Oyun teorisi
Stratejik düşünme sanatı
- Çeviren:
- Baris Şahin
2023
TR
Bu pratik ve özlü kitapla oyun teorisinin (stratejik davranış teorisi ve etkileşimli karar teorisi olarak da bilinir) özünü sadece 50 dakikada anlayın. Oyun teorisi, her biri kendi hedeflerinin peşinde koşan farklı 'oyuncular' arasındaki stratejik etkileşimin (yani müzakere, rekabet ve karşılıklı yardımlaşma) sonuçlarını inceler. Firmaların, ülkelerin ve bireylerin karşılıklı bağımlılığını açıkça ortaya koymakta ve müzakerelerdeki güç ilişkilerini anlamamıza yardımcı olarak ekonomi, çatışm...
- Çeviren:
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Fransa'dan kaçan Kalvinisı bir ailenin çocuğu olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) isviçre'nin Cenevre kentinde doğdu. Çok küçük yaşta ona romanslar okuyan babasına kendisi Plutark'ın Yaşamlar'mı okumaya başladı. 16 yaşından sonra bir süre onu kültür dünyası ile tanıştıran ve onda müzik ilgisini uyandıran Madame Louise de VVarens ile birlikte yaşarken yoğun bir kendini eğitme dönemine girdi. Paris'te bir süre için Diderot'nun yakın dostu oldu; Therese Lavasseur'den olan çocuklarına babal...
- Çeviren:
- Adnan Cemgil
2001
TR
Romain Rolland’ın 1904’te yazmaya başlayıp 1912’de tamamladığı, 10 kitaptan oluşan bu dev eseri, YKY 3 ciltte bir araya geliyor.Önce annesinin sıcak elleri, karanlık, sesler...Minicik kulaklarında nehrin uğultusu, yağmurun sesi, hafifçe işitilen çan sesleri, serçe sürülerinin tatlı gürültüsü...yüzyılın sonlarında Ren nehri kıyısındaki küçük Alman şehirlerinden birinde doğar Jean-Christophe. Dedesi de babası da müzisyendir. Kısa sürede Christophe’tak...











