"mina shay" için sonuçlar gösteriliyor
12 Sonuçtan 1 - 12 arası gösteriliyor
Yetişkinlere yönelik içerik görünür durumda.
- ile
- Mina Urgan
2001
TR
İngiliz edebiyatı 'duayenimiz' Mina Urgan, bu kez anılarıyla, bir yaşama ustası olarak karşımızda. Mina Urgan 'Bir Dinozorun Anıları"nda açık yürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü..." Oğuz Atay'ı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocama...
- ile
- Mina LEYLA
2025
TR
Bu kitap niye yazıldı?Hiç kimsenin yalan isnatlarla mahkûm edilmediği, bebeklerin zindanlarda büyümediği, toplumsal linçin olmadığı ve tüm geçmişini bir sırt çantasına dolduran insanların üç dakikada mülteci sayılmadığı o özgür günlere -ki ben göreceğimize yürekten inanıyorum- selam göndermek amacıyla yazıldı.Kendilerine başka seçenek bırakılmadığı için varını yoğunu bir kaçakçıya teslim edip, sonra da Meriç'in serin sularında şehit olan masumları unutturmamak için yazıldı…...
- ile
- Mina Urgan
2001
TR
İngiliz edebiyatı tarihini on döneme ayırabiliriz. Gerçi bir edebiyat döneminin tam hangi tarihle başladığını, tam hangi tarihte sona erdiğini saptamanın yolu yoktur, ama kimi çağlarda edebiyat alanında belirli değişiklikler olduğu da yadsınamaz. 1) Eski İngilizce dönemi sözlü edebiyatın yazılı edebiyata geçmesiyle birlikte aşağı yukarı VII. yüzyılda başlar ve İngiliz tarihinde bir dönüm noktası olan Norman istilasıyla (1066) XI. yüzyılın ortalarına doğru biter. 2) Orta ingilizce dönemi, t...
- ile
- Mina Tansel
2001
TR
Bodrumdaki lahitle karşılaştıkları gün, Ali'yle Emre'nin yaşamlarına yeni bir boyut eklendi: İstanbul onlarla konuşuyordu. Bu gizli boyutu bir tek Burcu'yla paylaştılar. Artık her gün yeni bir serüvene çıkabilirlerdi. Böylece11-12 yaşlarındaki bu üç çocuk, kâh eğlenceli, kâh sıkıntılı anlar yaşarken hem kendilerini, hem birbirlerini, hem de içinde dolaştıkları İstanbul'u yeniden keşfetmeye başladılar. İstanbul'un sadece birkaç gizli yerini ve bilinmeyen öyküsünü duymakla kalmadılar;...
2001
TR
Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın Kaleminden Yeni Bir Eser: Mina Mektebi!Zilhicce’nin rahmet iklimini hayatımıza taşıyacak yepyeni bir eser, Siyer Yayınları’ndan okuyucularla buluştu: Mina Mektebi. Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın yıllara yayılan Zilhicce derslerinden süzülerek hazırlanan bu kıymetli eser, unutulmaya yüz tutmuş bir sünneti yeniden hatırlatıyor ve gönülleri Haremeyn iklimine davet ediyor.“Mina Mektebi”, sadece bir kitap değil; Hac mevsiminin manevî iklimini, Zi...
- ile
- Mina Urgan
2001
TR
Mina Urgan Bir Dinozorun Anıları'nı yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki..." diyordu.Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi. Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykır...
- ile
- Mina Urgan
2001
TR
Çağımızın İngiliz ve dünya edebiyatının en etkin yazarlarından Virginia Woolf, evlenmesi ile 1941'deki ölümü arasındaki otuz yılda, aralarında çığır açıcı kitapları Deniz Feneri ve Dalgalar ile, feminist yaklaşımın çok zekice tartışıldığı Kendine Ait Bir Oda'nın da bulunduğu on beş kitap yazdı. Aynı dönemde ürettikleri arasında sayısız eleştri, deneme ve hikaye ile, çok hacimli bir günce de var. Hayatı boyunca akıl hastalığının tehdidi altında yaşayan biri için, hatırı sayılır bir başarı.
- ile
- Mina Urgan
2001
TR
D. H. Lawrence, Yirminci Yüzyılın ilk yarısında işçi kökenli tek İngiliz romancısı: "D. H. Lawrence, çağdaşları James Joyce ya da Virginia Woolf gibi, biçimsel açıdan bir yenilik yapmadı. Onda yepyeni olan biçim değil, içeriktir... Lawrence'ın ana konusu, her romancınınki gibi, insan ilişkileriydi... Yaptığı yenilik, kadın-erkek ilişkisinde öteki romancılar gibi yalnız duygularla düşüncelerin değil, cinsel dürtülerin de etkisini vurgulamaktı."D. H. Lawrence: Üç ustaya üç kat saygıyla okuna...
- ile
- Mina Oğuz
2001
TR
"Senin fırçanda sihir var!" Portresini yapmak için İstanbul'a davet ettiği Bellini'yi bu sözlerle över Fatih Sultan Mehmet. İtalyan ressamın saraydaki varlığı kimilerini rahatsız eder ve Bellini tehditler alır. Doğunun ve Batının Fatihi Sultan Mehmet'in amacı ise Batı alemine yüzünü dönmektir... Sultanla ilgili akıl almaz dedikodular, rivayetler... Daha önce hiç anlatılmayan fetih sonrası İstanbul'u... Seyyah Jean Marie Angiolello'nun dilinden Osmanlı... Bellini, Fatih'in portresini yaptık...
- ile
- Aynur Tümen
2001
TR
“Benimle oynamıyorsan eğer sev beni… Hislerini benden uzak tutacak başka bir kadın olmadığını biliyorum artık. İçimi zehirleyen o çirkin şüpheden beni kurtar, yanılt beni! Ruhum, kalbim, seni gördüğüm andan beri hep senindi. Vücudumu da al, her şeyimle senin olayım.Sema Tahsin’in önünde diz çökmüş, kollarının bütün kuvvetiyle dizlerine sarılmış, yalvarıyordu. Tahsin’in yüzü kireç gibi bembeyaz olmuştu. Çene kemikleri kasılmış, anlamsız gözler ile; ayaklarına kapanmış, yüzü yaş için...
- ile
- Gülsüm Molla
2001
TR
“Genç arılarım! Aranızda bugün ilk defa dışarıya çıkanlar oldu. Farklı şeyler gördünüz, yaşadınız. Haydi, şimdi gidip bunları birbirinizle paylaşın. Ayrıca güneş batınca yatmanız gerektiğini de unutmayın. Yarın yeni bir gün..”Kış bitmiş, merakla beklenen bahar nihayet gelmişti. Güneş ışıl ışıl parlamaya başlamış, soğuk geçen günler artık geride kalmıştı. Kovandaki tüm arılar çok heyecanlıydı. Peteklerinden yeni çıkmış yavrular ise neşe içinde oradan oraya uçuşuyor, dışarı çıkmak iç...
2001
TR
Yüzleşmeler kendi sahip olduğunu bulmaya başlattığında seni -çünkü buna başlayamazsın ancak başlatılabilirsin- bilmem seni yola koyan kavramını ya da acını ya da o kutlu şölenini… Başlatıldığında senin için an, öncesinde kaldığın artakalanın içindeki sen ya da seyircisi olan senin gözlerine ağlamadan bakabilmek, dürüst olduğunu en önce orada hissettirebilmek, en çıplak ‘ben geldim’ demenle orada içinle neye yürüdüğünü kestirmeyi hedef görmeden ama yine de yürümeye devam etmekle yol değil ö...











