Resultaten weergeven voor "frederick copleston"
1 - 12 van 15 resultaten worden weergegeven
Volwassen inhoud is zichtbaar.
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Antik Ege kültürü Asya’nın görkemli kültürleri karşısında en azından çocuksu ve sönük görünür, sesiz tarihlerinde daha başından gelişime kapanan o despotik olgunlaşmalara karşıt olarak, birlikten yoksun atomik bir kaynaşma gibi durur. Arna tam bu bireysel özgürlükten başka dayanıklı hiçbir öğesi olmayan kültürel akışkanlıkta idi ki bütün bir Dünya Tarihini devindirecek güdü diriliğini korudu, erken despotik bütünleşmeyi tanınmayan bireysellik tini kendini evrensel insanlık idealleri olacak...
1,62 €
2001
TR
Kant insan düşüncelerini gerçeklik ile ilgisiz öznellikler olarak görür. Usu eleştirilerinin temelinde Kant’ın kendi kişisel usu yatar. Kavramların nesnel dünya ile, içerik denebilecek şey ile ilişkisiz salt biçimler oldukları varsayımı bütün bir eleştirel felsefenin öncülüdür. Bu öncül temelinde, bilgi kendinde-şeyin, gerçekten var olanın değil, ama fenomenin bilgisidir. Bu düzeye dek Kant’ın felsefesi bir fenomenolojidir. Kendinde-şey gerçek olanı insanın önünden çekip alır ve ona yalnız...
2,97 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Kuşkucu David 1748’de ‘Ulusal Karakterler’ konusunda yazarken şunları belirtir:“Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin (çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır) doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim. Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış, ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur. Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur, hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur. Öte yandan, b...
1,62 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Felsefe Platonik İdea ile ilgilenir. İdea ilkin bütünüyle genel bir anlamda Düşüncedir. Ama Düşünce sonsuz küçüklükten sonsuz büyüklüğe, insanın ruhsallığından evrenin özdekselliğine dek herşeyi, saltık olarak herşeyi belirlemek için kullandığımız öznel evrenseldir. Ne yerde ne de gökte, ne insan ruhunda ne de özdeksel evrende hiçbirşey, saltık olarak hiçbirşey insan düşüncesinin belirlenimlerinden, evrensellerden kaçamaz. Varolan herşey düşüncenin öznel belirlenimleri ile anlatılır, ve va...
1,62 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Fichte ve Schelling biraz etnik bir ton ile ‘Alman’ İdealizmi olarak adlandırılan felsefi süreçte Kant ve Hegel arasında, Arı Usun Eleştirisi’ni üreten kuşkucu ile Arı Usun Bilimi’ni, Mantık Bilimi’ni üreten ussalcı arasında dururlar. Bu düzeye dek, çabaları Hegel’in çalışmasında noktalanan Alman idealistleri Kant’ın inanca yer açabilmek için bilgiyi bir yana atan kuşkuculuğunu dikkate almazlar. Şu ya da bu kuşkuculuk markasını taşıyan tüm gri senaryoların tersine, Fichte’nin ve Schelling’...
2,16 €
2001
TR
Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı başlıca önyargı onun da örneğin bir fizik gibi, bir matematik vb. gibi usun doğal işleyişi yoluyla yapılabileceği, giderek bilginin kişisel, kültürel görüşlerden daha iyi birşey olmadığı sanısıdır. Bir görüş pekala bir başka görüşten daha iyi, çok daha iyi olabilir. Arna bu onu bilgi yapmaz. Yalnızca iyi bir görüş, çok iyi bir kanı, sanı, doxa yapar. — Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür, kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlem...
1,48 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Eğer gerçeklik, bilgi, bilim, nesnellik kavramlarını doğrulayabiliyorsak, eğer insanın bilme yetisinin bilme kavramına eşit olduğunu doğrulayabiliyorsak, Platon’un öğrencisi ve Büyük İskender’in öğretmeni olan Aristoteles’in (İÖ 384-322), Sokrates ve Platon ile birlikte, bilim dediğimiz saltık bir değeri sonsuza dek insanlığa kazandırdığını doğrulamada güçlük çekmeyiz. Ama insan değersizliği diye birşey de vardır. Aristoteles, tıpkı Platon ve Sokrates gibi, gündelik kültürün de hayranlığın...
1,21 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
Hobbes’un büyük İngiliz felsefecisi olması olgusu Hobbes’un kendisinden daha dikkate değer bir olgudur. Şu nedenlerle: Hobbes —Avrupa’da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürdü;Yalnızca cisimsel/özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek, ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek, Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürdü; benzer olarakİnsan ruhu da “doğal bir cisim” olduğu...
1,89 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
“Spinoza’nın felsefesinin en göze çarpan düşüncesi yalnızca tek bir tözün var olduğudur: Doğa ile özdeşleştirilmiş sonsuz tanrısal töz; Deus sive Natura, Tanrı ya da Doğa. Ve Törebilim’de sunulduğu biçimiyle bu felsefenin çarpıcı bir özelliği sunuluşunun geometrik biçimidir. Çalışma beş bölüme ayrılır ve bunlarda sırayla şu konular ele alınır: Tanrı, anlığın doğası ya da kökeni, duyguların köken ve doğası, anlığın gücü ya da insan özgürlüğü.” Spinoza (1632-1677) Protestan Amsterdam’da bir ...
1,21 €
2001
TR
Avrupa’nın değil, Germanik Avrupa’nın yaklaşık olarak 5 ve 15’inci yüzyıllar arasında bir “Karanlık” dönem yaşadığı kabul edilir — sanki daha öncesi alacakaranlık imiş gibi. Bu Germanik “Orta Çağlar” terimi ile birlikte giden başka olgular arasında “Barbar Krallıklar,” “Roma Katolik Kilisesi,” “Haçlı Seferleri,” “Engizisyon,” “Feodalizm,” sözde “Kutsal Roma İmparatorluğu,” “Skolastizm” de bulunur. Daha çok bir “ilk dönem” olarak, bir tarih-öncesinden çıkış olarak görünen bu “orta dönemin” ...
2,43 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
İnsanın güzel olanı beğenme ve çirkin olanı beğenmeme, iyi olanı isteme ve kötü olanı istememe, gerçek olanı doğrulama ve yanlış olanı yadsıma gibi saltık olarak ussal bir belirlenimi vardır. Ya da, insan tinsel olarak duyu, yürek ve ustur, duyum, duygu ve düşüncedir. Felsefe Usun bilgisidir. Eğer bilginin sözde aracı olarak, gerçekliğin aracı olarak duyum ya da algı, ya da duygu, sezgi, esin vb. ileri sürülüyorsa, bu yetilerin düşünmedikleri, ama duyumsadıkları, algıladıkları, sezdikleri ...
1,08 €
- Vertaald door
- Aziz Yardımlı
2001
TR
René Descartes 1596’da Touraine’de doğdu. 1604’de babası tarafından La Flèche kolejine gönderildi. Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları [Jesuitler] tarafından yönetiliyordu. ... Descartes geleneksel eğitimine karşı daha sonra oldukça sert bir eleştiri yöneltti ve daha bir öğrenci iken ona öğretilenlerden (matematik dışında) büyük hoşnutsuzluk duydu. ... Paris’teki yaşamın ilgisini dağıttığını gördü, ve 1628’de Hollanda’ya çekilerek 1649’a dek orada kaldı. ... Traité du...
1,62 €











